Spor kardeşliği sağlar!
Türkiye’de hükümet politikası, Meclis tartışmaları ve ekonomiden sonra en çok konuşulan tartışılan gündemden düşmeyen futbol bu hafta sonu da gündeme sağlam giriş yaptı.
Spor programlarında üzülerek izlediğim bir kaç konuyu ben de buraya yazarak taşımak istedim.
1.Madde…
Adanademirspor’un Galatasaray karşısında otuzuncu dakikada maçın hakeminin verdiği karara tepki göstererek sahadan çekilmesi oldu. Son yılların modası olan takımı sahadan çekme tepkileri ne kadar fayda sağlayacak. Aslında kazandıklarını değil kaybettiklerini görüyoruz.
Bu anlayış uluslararası arenada TFF camiasını itibarsız kıldığı değer kaybettirdiği bir gerçek. Bu nedenle böyle tepki veren takım ve yöneticilerine caydırıcı cezalar ve ağır yaptırımlar getirilmesi gerekir diye düşünüyorum.
2.Madde..
Bugün Orduspor yöneticisinin, Bursa Nilüferspor maçı sonrası verdiği demeçlerini dinledim.
Kendi gruplarında şampiyon adayı olan takımın yetkili isminin, TFF hakkında şiddetle sitemi oldu. Haklıdır veya değildir bilemem.
Ayrıca ben burada Nilüferspor adına yaptığı hoş olmayan sözlerinin yakışıksız olduğunu belirtmek istedim.
Dediği sözleri yazayım: “Ben Bursa’nın dürüst bir şehir olduğunu sanıyordum, 8’inci sırada bulunan ve bir iddiası olmayan Nilüferspor’un şerefsizce(!) mücadelesini kınıyorum. ” Ben de sporun içinde olan, yöneticilik yapan bir spor adamına yakışmayan bu söylemlerini kınıyorum. Ayrıca kendisine soruyorum, Nilüferspor size yani Orduspor’a yenilseydi Bursalılar şerefli mi olacaktı?
3. Madde..Bursaspor-Muşspor maçı olacak.
Her iki takım amigoları arasında yapılan hafta ortası demeçler centilmenlik ve dostluktan yanaydı.
Ne oldu da maç sonunda Malazgirt Meydan Muhaberesi gibi taşlar ve parçalanan koltuklar sahaya atıldı. Bursasporlu futbolcular kalkanlarla koruma altına alınarak soyunma odasına sokuldu.
Arkadaşlar ben burada Muş insanın Bursaspor’a bir kötülük yapacağını düşünmüyorum, burada farklı emellerin devreye girdiğine inanıyorum.
‘Muşlular yapmaz’ diyorum çünkü çok sayıda Muşlu dostum tanıdığım var. Zihniyetlerini biliyorum, bir de şunu belirtmek isterim Muş insanı İstanbul’dan sonra Bursa’yı ikamet yeri görmüş, her Muşlunun bir yakını Bursa’da yaşıyor ve 10 esnaftan 5’i Muşlu… Bu sebeple ben Muş insanının Bursa’ya karşı kötü hamlesi veya düşmanvari bir kin güdeceğini sanmıyorum.
Yazımın sonunda SPOR istenilen kardeşliği sağlar, kavga kin nefret değil güzel dostluklar elde ettiren sosyal etkinlik olur.
Saygı ve Sevgilerimle.