Özgürlüğün Başlangıcı Mayıs
Bir ulusun kaderinin yazıldığı aydır bana göre mayıs. Yaşananları mutlaka tarihçiler yazacaktı,r ama gerçek tarihçiler. Yıllar sonra uygun zemin bulunca hainleri kahraman yapmaya gayret eden tarihçi müsveddeleri değil. Ve ben sizlere tarihi anlatmaya çalışmayacağım, çünkü tarihçi değilim. Sadece Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyetinin sade bir yurttaşıyım. 1071 yılında yurt edinilen Anadolu topraklarındaki Türk ulusunun sonsuzluğa kadar yaşayacak olan son Devletinin kuruluş ayıdır Mayıs.
Şarap içip şarabı yasaklayan uyuşturucu müptelası, kendi ikballeri uğruna kardeşlerini boğdurabilenlerin değil, Metehan’ların, Alpaslan’ların, Fatih’lerin, Evladı Fatihan soyundan gelen Mustafa Kemal’lerin ve asil Türk evlatlarının ayıdır Mayıs. Efzon alayının mağrur askerlerinin güzel İzmir’i pis çizmeleriyle kirletmesine karşı gelip gözünü kırpmadan ilk kurşun’u atan ve şehit olan Hasan Tahsin’lerin ayıdır Mayıs. Yobaz ve bağnaz din sömürücüsü hainler tarafından başının kesildiği Kubilay’ın ayıdır Mayıs.
Erzurum kongresidir, Sivas kongresidir Mayıs, Amasya tamimidir. Özgürlük meşalesinin yakıldığı, Anadolu’nun şahlanışının başlangıcıdır Mayıs. Bir Devrimin ilk adıdır, bir güzellik kraliçesidir Mayıs. Anafartalar’dır, , Sakarya’dır, Dumlupınar’dır ve Afyon Karahisar’dır Mayıs. Sarıkamış’ın, Balkanlar’ın ve Çanakkale’nin rövanşıdır Mayıs. Her yanı şehit kanlarıyla yoğrulmuş bu kutsal toprakların kaynağıdır Mayıs.
Türk Gençliğinin bayramıdır, istikbalidir ve Ata’sının ayak izidir Mayıs. Eminim ve inanıyorum ki, bazı aksamalar, tökezlemeler olsa da, önüne türlü türlü engeller çıkartılsa da Türk Gençliği Mayıslarını sadece bayram ayı olarak değil, kurtuluş gününün başlangıcı olarak sevecektir. Biliyorum Türk ulusunun Nisanları, Ağustosları ve Ekimleri de var sonsuza kadar yaşayacak. Ama o mayıs ki, onunla başlamıştır bu onurlu Özgürlük savaşı ve sonsuza kadar sürecektir.
Lütfen aldanmayalım ve kanmayalım sevgili dostlar. Türk Ulusu ve Laik, Demokratik Türkiye Cumhuriyeti üzerinde hain ve alçakla oyunlar hiçbir zaman bitmeyecektir. Üç yanımız denizlerle, dört yanımız hainlerle çevrilidir. Atamızın dediği gibi dahili ve harici bedhahlarımız hep olmuştur ve olmaya devam edecektir. Bu yüzden daima uyanık olmak ve Cumhuriyetimize sahip çıkmak zorundayız. Belki çok hamasi söylem gibi gelecek ama içimden gelenleri yazmaktan asla ödün vermediğimi beni tanıyanlar çok iyi bilir. Bizim İstiklâl marşımız bile “KORKMA” diye başlıyor. Korkmayalım, zira muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.
NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE.