Kurban’da çalışan kamu personelleri hakkını alamadı

Bir bayram tatili daha sona erdi. İdari izinlerin verildiği bu dönemde, sağlık ve güvenlik gibi kritik alanlarda 24 saat hizmet veren kamu kurumlarındaki personeller, görevlerinin başında olmaya devam etti. Ancak, bayram ve idari izin günlerinde gerekli düzenlemeler yapılmadığı için kamu personelleri hak ettikleri ücretlendirmeleri alamadı.
Ülke genelinde bayram tatili boyunca sağlık ve güvenlik personeli gibi 24 saat kesintisiz hizmet veren çalışanlar görevlerinin başında kalmaya devam etti. Özellikle kesintisiz hizmet gerektiren sektörlerde, bayram ve idari izin günlerinde dahi çalışmaya devam eden çalışanların hak ettikleri ücretlendirmeleri alamamaları dikkat çekti. Konuyla ilgili açıklama yapan Sahim-SEN Başkanı Özlem Akarken, “Bayram ve tatil günlerinde dahi halkımızın güvenliği ve sağlığı için çalışan kamu personelinin emekleri göz ardı edilmemeli. Biz, her zaman adil ve liyakat esaslı bir sistemden yanayız. Kamu personellerinin hak ettikleri ücretleri alabilmesi için gerekli düzenlemelerin bir an önce yapılması gerektiğine inanıyoruz” dedi.
İşçi, memur ve emekliler geçinemiyor
Ekonomik dalgalanmaların etkileri, toplumun her kesiminde olduğu gibi işçi, memur ve emeklilerin de yaşam standartlarını zorlamaya devam ediyor. Memur ve memur emeklilerinin maaşlarına temmuz ayında yapılacak zamlar henüz verilmemişken temel ihtiyaçlardan lüks tüketim maddelerine kadar geniş bir yelpazede fiyat artışları yaşanıyor.
Önümüzdeki ay yapılacak temmuz zammına dikkat çeken Özlem Akarken, “Asgari ücretliye ek zam yapılmayacağı belirtildi. Ancak, asgari ücrete ek ara zam yapılması zorunlu hale geldi. Memur ve memur emeklisine temmuz zammı verilmeden önce, çeşitli ürünlere ve hizmetlere zamlar gelmeye başladı bile. Eğer asgari ücret alan vatandaşımıza ek zam yapılırsa memur maaşı ile asgari ücret arasındaki fark da ciddi anlamda azalacak. Gerekli düzenlemelerin konunun uzmanları tarafından yapılması şart. Çünkü işçi, memur ve emekliler geçinemiyor!” açıklamasını yaptı.
Ülke sorunlarını çözmek için adaletli bir vergi sistemi şart
Akarken, “Bir ülkede demokrasinin ve adaletin gelişmesinin ilk şartı adaletli bir vergi sisteminin hâkim kılınmasıdır. Dolayısıyla, sorun sadece vergi borcunun silinmesi değil, usulsüz bir şekilde gider göstererek vergi borcunu sıfırlayan işletmelerin tespit edilip gerekli yasal yaptırımların uygulanmasıdır. Kamu emekçilerinden sonra düzenli vergilerini ödeyen meslek gruplarına yeni vergi düzenlemeleri getirilmesi gündemdedir. ÖTV istisnalı araçlar konusunda da adaletsizlikler bulunuyor. Engellilerin ÖTV istisnalı araç alımı vergi kaybı ise, bu kayba yol açanları tespit etmek devletin görevidir. Hak kısıtlama ile vergide adalet olmaz. Engelliler için yapılan düzenlemelerin kullanım amacına uygun olup olmadığının denetlenmesi ve gerektiğinde yaptırımların uygulanması daha doğru olur. BM Engelli Hakları Sözleşmesine, Anayasa’ya, Engelliler Kanunu’na ve kapsayıcılığa aykırı olan ÖTV düzenlemesi olmamalıdır’’ dedi.
Vergide adalet
Çözüm önerilerini sıralayan Akarken, “Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın hayvan yemine yüzde 10, gübreye ise yüzde 20 KDV getirmeyi planlamaktan vazgeçip kamu bankalarından verilen ve geri ödenmeyen kredilerin peşine düşmesi gerekiyor. Türkiye’nin alt gelir grubundan değil, hükümetten ve siyasetten tasarruf etmesi lazım” dedi ve önerilerine devam etti:
‘‘Halihazırda aldığımız, yediğimiz, içtiğimiz her şeyin vergisini veriyoruz. Bütçe açık verdi, ekonomi kötü gidiyor söylemleri herkesin ağzında ama yanlışları doğru yapacak mıyız, adaletli, üreten bir ekonomik sistem yerine, kısa vadeli gelir hedeflerini gözeten yeni düzenlemeler neleri değiştirecek ileriki günlerde göreceğiz. Sözün özü, çalışan da emekli de vergi yükünün altında eziliyor.” diyerek konuşmasını tamamladı.