İHA ve dron inşaatların gözü kulağı oluyor

Dünyadaki komplike inşaat projelerinde, insansız hava araçlarından faydalanma oranı yükseldi.
İnsansız hava araçları (İHA) veya dronlar; mimari, mühendislik ve inşaat sektöründeki tüm projelerin sistemini değiştirmeye yardımcı oluyor. Dronlarda bulunan “yukarıdan aşağıya” perspektifinin, sanal tasarımlar ve inşaat iş akışlarını düzene sokmada kritik bir önemi olduğu kanıtlandı. Doğru, güncel ve ayrıntılı görsel verilere erişim sağlaması da şirketlerin ileri düzeyde proje görünürlüğü elde etmelerine katkıda bulunuyor.
Arazi etütleri ve hafriyat ölçümlerinin yanı sıra; ekipman ve üretkenlik kontrolü de yapabilendronlar, bu yönleriyle yalnızca saha gözlemlerine katkı sağlamakla kalmıyor aynı zamanda müteahhitlerin kilit kararları almaları için de güvenilir veriler sağlıyor. İnşaat devleri; havadan çekilen yüksek çözünürlüklü fotoğraflar, videolar ve haritalar sayesinde büyük ölçekli projeleri daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle planlayabiliyor ve yönetebiliyor.
DAHA İYİ BİR ÇÖZÜM İÇİN
Amerika Birleşik Devletleri’nin en önemli müteahhit ve inşaat yöneticilerinden biri olan Hensel Phelps, dron kullanımına ilk olarak 2010’da şantiyeleri daha kısa sürede gözlemlemek için başladı. Hensel Phelps Sanal Tasarım ve İnşaat Müdürü Richard Lopez konuyla ilgili düşüncelerini; “Dokuz bölge ofisimizle birlikte birçok farklı sektöre hizmet vermek 30’dan fazla şantiyemizin olması anlamına geliyor. Bu iş için bir hava fotoğrafçısı kiralamak son derece pahalı bir çözüm olmasının yanı sıra, alçaktan uçan bir uçağın penceresinden sarkılarak sıradan bir DSLR kamerayla çekilen görüntülere güvenmek zorunda kalıyorduk.” sözleriyle aktardı.
Hensel Phelps yüksek çözünürlüklü daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğunu gördü. Hensel Phelps’in dron programına öncülük eden ekibin bir parçası olan Lopez, “Dronlar tanıtıldığında şantiyelerimiz için çok uygun araçlar olacağını biliyorduk. Dronları hem ortomozaik oluşturmak hem de saha planlamamızı ve yönetmemizi iyileştirmemize yardımcı olacak videolar çekmek için kullanabiliyoruz. Proje sahipleriyle paylaşmak amacıyla şantiyenin ilerlerleme süreçlerinin fotoğraflarını da çekerek yatırımcıların ve finansal kurumların bu süreçteki harcamalarını onaylama sürecini hızlandırabiliyoruz. ”dedi.
KURUM İÇİN DRON EĞİTİMLERİ
Dronlar için de, şirket kültürleri olan ‘Sıfır Kaza Güvenlik Kültürü’ yöntemini izlediklerini belirten Lopez, “Engel algılama ve çarpışmadan kaçınma sensörleriyle donatılmış güvenilir insansız hava araçlarına ihtiyacımız vardı. Bu dronları uygun fiyatla kullanmak da istiyorduk. Şirketimizin güvenlik kültürünü güçlü bir şekilde yansıtan DJI markasıyla çalışmak bizim için en iyi seçenek oldu.”dedi.
Lopez:“Ekipmanın her bir parçası için kontrol listeleri, prosedürler ve bakım programları oluşturduk. Dron bölgesi haritaları geliştirdik ve acil iniş sahalarını belirledik. Federal Havacılık İdaresi (FAA) tarafından belirlenen tüm kural ve düzenlemeleri birebir uymak amacıyla çeşitli denetçiler ve avukatlarla çalıştık ”dedi.
Lopez sözlerine; “Farklı uygulamalar için farklı insansız hava araçları bulunduğundan, uzun süre büyük bir şantiyede çalışacaksak; yükseklik hassasiyeti nedeniyle Phantom 4 RTK modelini tercih ediyoruz.” cümleleriyle devam etti.
Lopez, güvenlik tedbirlerinin beraberinde getirdiği prosedürlere ilişkin de: “Bir zamanlar, şantiyemizin etrafında hobi amaçlı uçurulan birdron vardı. Komşu bina sahiplerinden şikayet telefonları aldık. Bu yaşadığımız olay sayesinde sahalarda dron kullanmadan önce çevre bina sakinlerine danışmamız gerektiğini ve uçuş için bir protokole ihtiyacımız olduğunu fark ettik. ” dedi.
Bugün, Hensel Phelps’in 22 dron ve yaklaşık 30 şirket içi İHA operatörü bulunuyor.