Alçı-Ceyhan tartışması sürüyor: ‘Profesörler de bazen ergen gibi davranabilir’

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan ile Habertürk yazarı Nagehan Alçı arasında okulların açılması üzerinden başlayan tartışma sürüyor.
Alçı, hafta başında ‘Artık yeter Mehmet Ceyhan… Yeter…‘ başlıklı yazısında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ceyhan’ı katıldığı programdaki açıklamaları nedeniyle eleştirmişti.
İkili arasındaki atışma pandemi koşullarında okulların açılıp açılmaması tartışması üzerinden başlamış, okulların açılmasını savunan Alçı, Ceyhan’ın ısrarla okulları açtırmamak için elinden geleni yaptığını öne sürmüştü.
“Sayın Mehmet Ceyhan, Dünya Sağlık Örgütü ve dünya çapında itibarlı sağlık otoritelerini sırf kendinizi haklı çıkarmak için karalayarak komplolara inanan aşı karşıtlarının eline büyük koz verdiğinizin farkında mısınız” diye yazan Alçı, profesörün açıklamalarını ‘aşı düşmanı lobilerin hurafelerinden farksız‘ olarak nitelendirmişti.
Bunun üzerine Ceyhan okulların açılmasına karşı olmadığını belirterek “Ben onun söylediklerinin hiçbirini söylemedim. Uydurmuş, açıkçası dikkat çekmeye ihtiyacı var. Ya duymuyor ya da duyduğunu anlamıyor. Doktora görünmesinde yarar var” demişti.
Tartışmayı çarşamba günkü köşesinde kullandığı “Mehmet Ceyhan’ın benim son derece somut eleştiriler getirdiğim pazartesi günkü yazıma verdiği cevabı unutkanlığına bağlamayı tercih ediyorum” ifadeleriyle sürdüren Alçı, yazısının birkaç yerinde profesörün söylediklerini unuttuğunu vurgulayarak ‘demans‘ yaşadığını öne sürdü.
Son olarak Prof. Ceyhan sosyal medya hesaplarından Alçı’ya hitaben “Sizin beni neden bu kadar önemsediğinizi anlamadım. Ne yazık ki ilgiden yoksun kalmak, önemsenmediğini hissetmek böyle kötü bir şeydir. Allah yardımcınız olsun. Bir hekime sakın bunak falan demeyin, kendinizle ilgili öyle yorumlar işitirsiniz ki, altından kalkamazsınız” ifadelerini kullanmıştı.
‘Benim için mesele bitmiştir‘
Alçı ise bugünkü köşesini her ne kadar “Benim için mesele bitmiştir” diye sonlandırsa da tüm yazısını bu ‘meseleye‘ ayırarak tartışmayı bitirmeye niyeti yokmuş izlenimi verdi.
Habertürk yazarı, başından beri okulların açılmasını savunduğunu belirttiği yazısında şu ifadelere yer verdi: “Geçtiğimiz 1.5 yıl boyunca hatasında ısrar eden hükümet sanki bu sefer beni yanıltacak ve okulları tam zamanlı açacak gibi görünüyor. Bu sefer anaokulundan üniversiteye kadar yüz yüze eğitimde kararlı olunmalı. Herkes aşılanmalı ve hayat devam etmeli. Tüm öğretmenler ve akademisyenler de artık normale dönmeyi desteklemeli. Evrensel bilim bunu söylüyor.“
Televizyonlarda sabahtan akşama bu konunun tartışıldığını ifade eden Alçı “Yahu aylardır insanlar alt alta üst üste eller havaya eğleniyor, restoranlarda rezervasyonsuz yer bulunmuyor. Pandemi riski neden yine konu okul olunca akla geldi” diye yazdı.
‘Son derece sempatik‘
Daha sonra Prof. Ceyhan’la tartışmalarını başlatan yazılarına değinen Alçı şu ifadeleri kullandı: “Benim Mehmet Ceyhan ile ilgili yazdığım iki yazıda da amacım okulları hep kapalı bırakmak isteyen lobinin en çok kullandığı hatta istismar ettiği olgu olan ‘Mehmet Ceyhan böyle diyor’ argümanını onların elinden almaktı. Yoksa son derece sempatik bir insan olarak da gördüğüm Mehmet Ceyhan ile hiçbir kişisel problemim olamaz. Kaç kez beraber yayına çıktık.”
Önceki yazısında olduğu gibi Prof. Ceyhan’ın bilim kurulunda yer almamasına dikkat çeken Alçı “Fakat Mehmet Hoca, Koronavirüs Bilim Kurulu üyeliğini çok istediği halde kabul edilmemesinin yarattığı hayal kırıklığını söylemlerine yansıttıkça problem büyümeye başladı bence” dedi.
Profesörün kötü niyetle davrandığını düşünmediğini belirten Alçı meseleyi, şimdilik, şu sözleriyle bitirdi: “Benimle ilgili söylediklerine de hiç kızmıyorum. O benimle ilgili ne kadar ağır sözler söylerse söylesin ben her zaman kendisine saygı duyacağım. Sevimli huysuzluğunu seviyorum da ayrıca. Bu mesele kişisel bir konu değil. Profesörler de bazen duygusallaşıp ergen çocuklar gibi davranabilirler. Okullar açılıyorsa ve artık Mehmet Ceyhan insanlarımıza paranoya aşılamayacaksa benim için mesele bitmiştir.”